Bir Girişim: Selin KILIÇ - Eyvah Patron Oluyorum

Girişimcilerin ve Potansiyel Girişimcilerin kurtarıcı meleği. Eski bir beyaz yakalı finansçı. Bu rutinden bunalıp en iyi bildiğine inandığı, hayalindeki işi yapmak istediğinde iç sesinin ona kurduğu ilk cümleyi başlangıç noktası belirlemiş, başarılı genç bir kadın! Okuyup, onu tanımaya başladıkça ve çalışmalarını takip ettikçe gururlanacağınız bir isim Selin Kılıç. Bugün İskenderun XYZ takipçi ve okurlarına özel ilk canlı yayınımızda söz verdiği üzere iç sesinin ilk cümlesi "Eyvah Patron Oluyorum"u merkez alıp, girişimcilik serüvenini ve çalışmalarını anlattı. Lütfen ilham almaktan çekinmeyin. Keyifli okumalar :)

Bir Girişim: Selin KILIÇ - Eyvah Patron Oluyorum

Selin hanım, ‘Eyvah, Patron Oluyorum!’ nasıl çıktı ortaya?

‘Eyvah, patron oluyorum!’ 15 yıl bana bir çeşit konfor alanı yaratan kurumsal hayatı terkedişimin ertesinde, firma kuruluşu aşamasına geldiğimde iç sesimin kurduğu ilk korku cümlesiydi. Kurumsal hayatta merkez noktam KOBİ’ler ve KOBİ’lere rehberlik ve danışmanlık yapmaktı. Bunun yanında İnovasyon ve İş Geliştirme, Girişim Bankacılığı ve Kadın Girişimciler ilgi ve yetenek alanımdı. Artık kendi firmamı kurmanın zamanının geldiğini düşünüyordum, fakat elimde içsel motivasyonumdan fazla bir şey yoktu. Eğitmenlik – Danışmanlık bir sahne işi, bunca tecrübeyi ve enerjiyi sahneye ve faydaya dönüştürmek istedim. O gün, bir yola çıktım aslında ve bir girişimci için en önemli olan yol arkadaşları. Şimdi ben o yolda olma halinde kalmak istiyorum. Sorulduğunda ben bir ‘seyyah’ ım diyorum. 

Girişimciler benim gibi bir yola çıktıklarında, o ‘Eyvah!’ kelimesini kullanmasınlar , bir uzman desteğiyle adım adım eğitilerek, öğrenerek , mentorluk ve danışmanlık alarak ilerlesinler. “Eyvah, Patron Oluyorum” çalışmamız tamamen girişimcileri ve girişimci adaylarını odağına alıyor. Girişimci olmak isteyip nereden başlayacağını bilmeyenler, kurumsal firmalarda çalışıp hep kendi işini yapma hayali kuranlar, girişimci olup firmasına farklı bir bakış açısı kazandırmak isteyenler ile sürdürülebilir başarının anahtarlarını konuşmak üzere bir araya geliyoruz. 


Mentor-Mentee ilişkisinde en hassas nokta neresi? Ne olmazsa olmaz?

Mentorluk aslında bir bilgelik aktarımı tabanlı aktarım ve öğrenme modeli. Mentor un mentee nin hayatında iki temel rolü var, ilki kolaylaştırıcılık ikincisi rol model olma. Mentor, mentee için gelişim ve değişim odaklı bir eşlikçidir. Her ilişkide olduğu gibi güven ve saygı temeline bağlı olan mentoring çalışmaları daima iyi sonuç verir. 
Mentee ve Mentor un rollerini biliyor olması çok kıymetli. Örneğin , randevuları mentee alır ama mentor da ona görüşme platformu oluşturması için fırsat yaratır. Olmazsa olmaz ise tabii ki enerji uyuşması. Çünkü mentee aracı kullanırken, mentor yan koltukta outran co pilottur. 


Siz uzun yıllar finans alanında Türkiye'nin önde gelen bankalarında görev yapmış bir beyaz yakalısınız. Her iki pencereden de baktığınızda Türkiye'de Etkin Mentorluk yapabilmek için neleri aşmak gerek?

Dürüst olmak gerekirse Türkiye’de en büyük sorun, profesyonel danışmanlıklara bir bedel ödenmekten kaçınılması. Oysa kaliteli bir mentor ile çalıştığınızda bakış açısı değişir, gelirler artar, müşteri – satış – yenilik gibi kavramlar anlam ve değer kazanır. Mentorluğun etkin bir süreç olarak gelişmesi için , mentorluk alan mentee ve mentorluğa bakış açısı müthiş önemli. Çünkü durumsal olarak mentorun çok fazla rolü var. Kimi zaman bir hikaye anlatıcısı, kimi zaman referans, bir tartışma partneri ve cesaretinizi destekleyen en önemli arkadaşınız. Daha sayısız şapkası var bir mentorun. 


Mentor desteği alan ve almayan girişimci arasındaki fark nedir, en çok hangi aşamada bu fark hissedilir?

Çok basit anlatımıyla, bilmediğiniz bir şehirde hiç bilmediğiniz bir adrese giderken bir çoğumuz navigasyon kullanırız. Bu teknolojik gelişime hakim olarak zamandan, enerjiden, bilgiden, benzinden kazanırız. Mentor, iş dünyasındaki navigator ünüzdür. Sizi bir noktadan diğerine en elverişli koşullarla taşır. 


Size göre, "Girişimcilikte" coğrafyanın önemi var mı?

Bu soruya altı ay önce farklı bir cevap verebilirdim belki ama bugün rahatlıkla söyleyebilirim ki girişimcilikte coğrafi koşulların dezavantajını ortadan kaldırmak istiyorsak müthiş inovatif ve proaktif davranmalıyız. Böylelikle coğrafi koşulların getirdiği farklar minimize edilir. Bilginin su gibi aktığı , mentorluk , koçluk gibi kavramların mekansallıktan uzaklaştığı bu dönemi iyi değerlendiren girişimciler çok kısa vadede kazanımlarının etkisini görecektir.  Her zaman ilkler en zor olandır, yapabileceğinize ilk inananı bulmak, fikrinize ilk desteği yakalamak, ilk ürün ya da hizmeti üretmek ve tabii ki ilk satış . Bu zorlu ama keyifli yolculukta bir çok yol arkadaşına ihtiyaç duyarız. Bende bir yol arkadaşı olarak her zaman buradayım. 


Bu güzel ve dolu dolu sohbet için tüm Girişim XYZ ekibi ve takipçileri adına size teşekkür ederiz. Size ihtiyacı olduğuna inananlar, cesaret bulmak isteyenler size nasıl ulaşabilirler?

Girişimcilik yolunda yürüyen dostlarımla yolda karşılaşmak dileği ve ümidi ile size ve okuyucularınıza gönülden teşekkür ederim. Ekli kanallarla bana her zaman ulaşabilirsiniz. 
Instagram: @selinkilic1881  ve  @eyvahpatronoluyorum
LinkedIn:   /selinkilic1881
E-Posta Adresim: selin@selinkilic.com.tr

Tepkiniz nedir?

like
1
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0