Hatay'da Bir Girişim : Seyfettin BABAT

Diş hekimi, Sağlık Bakanlığı Onaylı Hipnoterapist, Yaşam ve Eğitim Koçu, Halkla İlişkiler mezunu, Sosyoloji lisans öğrencisi... Öğrenme ve kişisel gelişim sürecinin dinamik bir süreç olduğunun ve asla bitmediğinin en canlı kanıtı. Hipnotik İletişim, Yaşam ve Öğrenci Koçluğu, Dental Anksiyete-Dental Fobi Yönetimi, Sınav Kaygısı Yönetimi ve Pozitif Yaşam Becerileri konularında sayısız eğitimi ve çalışması bulunan Dr.Seyfettin Babat ile hem hekimlik hem de girişimcilik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Hatay'da Bir Girişim : Seyfettin BABAT

Sayın Seyfettin Babat, siz öncelikle bir diş hekimisiniz ve bunun yanı sıra birçok kişisel gelişim alanında da sayısız eğitim almış bir Yaşam Koçu'sunuz. Bu girişimcilik serüven nasıl başladı? 


Uzun yıllar önceydi. İlla biriyle ya da birileriyle rekabet etmem gerekiyorsa bunun kendim olmam gerektiği konusunda bir karar almıştım. Ancak kişinin bunu uygulamaya çalışmasının çok da kolay olmadığını görmek biraz hayal kırıklığı yaşatmadı desem yalan olur. Yine de hem profesyonel yaşamımda, hem de özel yaşamımda birbiriyle örtüşebilecek, uyum ve denge içinde olabilecek bir “ben” inşa etmeye çalışmaktan vazgeçmemeliydim. Bunun için öncelikle kendimi olduğum gibi kabul edip ve kendimi her şeye rağmen sevgiyle kucaklayabileceğime inanmam gerekiyordu. Bunu başarırsam değişebileceğimi biliyordum. Nihayet ufak da olsa değişim başlamıştı. Ancak bu değişimle birlikte çevrem de değişiyordu. Bunun konfor alanımı ne kadar zorladığını anlatmama gerek yok sanırım. Sizlerin de bildiği gibi, yaşam, her daim sürprizlere gebe. Bu sürprizler her zaman hoş olmak zorunda da değildir. Konfor alanımdan çıkma cesareti göstermem gerektiği gerçeği ile yüzleşmem acı veren bir deneyimle gelince suratına ışık tutulmuş bir tavşan gibi donup kalmama rağmen bir aydınlanmayı da peşi sıra yaşadım. Bunun sayesinde, sorumluluğunu yüklenirsem istediğim kişi olmayı seçme özgürlüğüne sahip olabileceğimi de kavradım. Sartre’ın da dediği gibi, bu seçim beni özgürleştirecekti. Kendi benliğimdeki girişimciliğim(!) işte böyle başladı.
Zaman içinde bilgiyle çoğalmaya, çoğaldıkça da üretmeye başladım.
Ürettikçe paylaşmanın yarattığı hazzı duyumsamak, olmayı seçtiğim kişiyi var etme serüvenimi daha da keyif verici bir yolculuğa dönüştürdü. Bu yolculuğumda bana eşlik edecek her Can’la birlikte karşılıklı öğrenerek çoğalmaya, üretmeye ve paylaşmaya devam etmek istiyorum. 


Uzmanlık alanlarınızdan biri de "Dental Anksiyete-Dental Fobi Yönetimi" nedir? 
Bildiğimiz "dişçiden korkma" durumu mu?

Sözünü ettiğiniz kavramları diş hekiminden ve diş hekimliği uygulamalarından duyduğumuz korku olarak genellesek de hissedilen duygu ve ortaya konan davranışlar açısından farklılıkları vardır.
Dental Korku (fear); diş hekimi muayenesi sırasında olan, dişe dokunulduğunda gelişen duygusal reaksiyonu tanımlar. 
Dental kaygı (anksiyete) ise dental korkunun biraz daha artmış şeklidir. Özellikle hastanın diş hekimliğinde hekimin muayeneye başlama veya müdahaleye hazırlanması sırasında veya öncesinde gelişen duygusal reaksiyonları tanımlamaktadır.
Dental Fobi de belirgin bir nesneye veya öğrenilmiş bir duruma karşı gösterilen kaçınma davranışı ile birlikte görülen, bireyin günlük yaşamını etkileyen bir durum olarak tanımlanır. Dental fobi, oldukça şiddetli bir korku reaksiyonunu ve kaçınma davranışını ifade etmektedir.


Hatay'ın pandemi sürecini bir hekim olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli farkındalık seviyesine ulaşıldı mı?

Covid-19 Pandemisi, hiç beklemediğimiz bir anda büyük bir belirsizliği de beraberinde taşıyarak yaşamımızı bir anda değiştirdi. Sınırlı karantina önlemlerinin uygulandığı dönemlerde vaka sayısının birçok ile göre daha düşük seyretmesi sevindirici oldu.
Farkındalık konusunda ise yeterli bir düzeye ulaştığımızı düşünmüyorum. Haziran ayı ile başlayan normalleşme sürecinde, Sayın Sağlık Bakanımızın da belirttiği gibi tedbirleri gerektiği kadar doğru uygulamıyoruz. Sosyal yaşam birçok alanda Korona günleri öncesine dönmüş durumda. Konunun uzmanları bu konuda hala uyarıyorlar. Kulak vermek gerekiyor, diye düşünüyorum. Biliyorum, sürecin uzaması hepimizi çok yordu, belirsizlik hepimizi usandırdı, pandeminin neden olduğu ekonomik sıkıntılar gün geçtikçe daha da zorlar oldu. Ama hastalığın yayılımını kontrol altına alacak basit önlemleri almanın bu konuda yaşamsal bir önemi olduğunu unutmadan normalleşmeye devam edelim diyorum ben.


Üzerine eğildiğiniz ve uzun zaman araştırma yaptığınız bir diğer alan da "Diş Hekimlerinde Tükenmişlik Sendromu". “Diş Hekimlerinin Mesleki Tükenmişliklerinin Kişilik Özelliklerine Göre Değerlendirilmesi: Hatay Örneği” adlı bir tez yazdınız. Mesleğinizle ilgili bu araştırmayı yapmaya sizi iten şey neydi? Sonuçları hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

İş kaynaklı tükenmişlik sendromu konusunda bugüne kadar çeşitli alanlarda, özellikle insanlarla bire bir ilişki içinde olan meslek gruplarında çokça araştırılmıştır. Bu araştırmalarda daha ziyade çalışanların demografik özellikleri ve çalıştıkları ortamların özellikleri üzerinde durulmuştur. Sağlık alanında yapılan çalışmaların çoğunda da aynı faktörler araştırılmak ile birlikte, sadece diş hekimlerini içeren çalışmaların sayısı oldukça azdır.
Diş hekimliği meslek pratiğinde emek, dikkat, ve keskin bir konsantrasyon gerektiren el becerisinin şart olmasının yanı sıra, etkili iletişimin de başarılı bir şekilde kullanılmasının gerekliliği diş hekimlerinin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Bütün bu baskıların sonuçlarından biri iş kaynaklı tükenmişlik sendromudur.
Özel muayenehanede ve özellikle kamuda çalıştığım on yıl boyunca çalışma koşullarımızın nasıl değiştiğini ve bizleri nasıl etkilediğini gözlemleme şansım olmuştu. Bunun sonuçları ve çözümleri konusunda bir katkı sunabilmek adına bu araştırmayı yapıp tezimi yazdım.
Araştırmadan elde ettiğim verileri değerlendirdiğimde, ne yazık ki, tükenmişlik sürecinin başladığı sonucuna ulaştım. Çünkü duygusal tükenme değerleri yüksek çıkmıştı. Duygusal tükenme, tükenmişliğin ilk aşamasıdır. Birey, tüm duygusal kaynaklarını tüketmiş ve bir çıkış yolu bulamamaktadır; süreç başlamıştır. Farkına varılıp bu konuda destek sağlanmazsa, diğer aşamalar da ardından gelecektir. Araştırmaya katılan meslektaşlarımın yüksek kişilik özellikleri tükenmeye karşı yüksek bir tampon oluştursa da, bunun ne kadar süreceğini önceden kestirmek mümkün değildir. 
Çözüm için , kurumsal veya bireysel önlemlerinin alınması; diş hekimlerinin yüksek değerlerde çıkan kişilik özelliklerinin desteklenmesi için motivasyona yönelik etkinliklerin veya projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor.


Hatay kişisel gelişim anlamında nasıl bir süreçten geçiyor? Bu alana ilgi nasıl?

Varoluşsal kaygı, günümüz post-modern insanında çok daha görünür bir hal almaya başladı. Küresel yalnızlık içinde kendine ve çevresine yabancılaşan, yolunu şaşıran insan, bir çıkış bulmak zorundaydı. Bunun için de özüne dönmeyi başarabilmesi, kendi potansiyelini sorgulamayı, bunları kullanmayı yeniden öğrenerek kendine uygulanabilir kişisel hedefler bulması gerekiyordu. Bu ruhsal olarak sağlıklı bireylerin bir yol arkadaşına ihtiyacı vardı. Günümüzde kişisel gelişim alanında çalışan eğitimli meslek profesyonelleri bu yol arkadaşlığını yapmaya başladılar. Hedefleri gerçekleştirmek adına kişisel gelişim profesyonellerine danışma konusunda gün geçtikçe artan bir talep var. Ayrıca bu konuda eğitim alan, kendilerine yeni bir meslek edinen sayısı da gün geçtikçe çoğalıyor. Bu, Hatay özeli için de geçerli bir durum. 

Seyfettin Babat Biyografi

1965 yılında İskenderun’da doğmuştur.
1988 yılında Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olan Seyfettin Babat, 1996 yılında Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler Önlisans bölümünden mezun oldu.

Hipnoterapi eğitimini, Dr John Butler tarafından kurulan ve yönetilen (HTI) Britanya Hipnoterapi Enstitüsü’ne bağlı bir kurum olan Türkiye Hipnoterapi Enstitüsü'nde (HTIT), Dr John Butler'dan aldı.Akabinde, Yaşam ve öğrenci koçluğu, EFT ve NLP, Aile danışmanlığı, Cinsel Terapi eğitimleri aldı.

Aktif olarak Diş Hekimliği görevine devam etmekte olan Dt.Seyfettin Babat; Etkili İletişim ve Yöntemleri, Dental Anksiyete-Dental Fobi Yönetimi, Sınav Kaygısı Yönetimi, Stres Yönetimi, Hipnoz ve Hipnoterapi,Diş hekimliğinde Hipnoterapi, Diş hekimlerinde Tükenmişlik Sendromu,Pozitif Yaşam Becerileri, Eğitim ve Yaşam Koçluğu Kazanımları konularında seminerler vermektedir.

Tepkiniz nedir?

like
2
dislike
0
love
1
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0